Haberler
16 günlük Kadına Yönelik Şiddete Karşı Aktivizm Kampanyası 2018
Haber Giriş Tarihi:07 December 2018 Friday

Dünya AİDS Günü
Haber Giriş Tarihi:01 December 2018 Saturday

20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü
Haber Giriş Tarihi:20 November 2018 Tuesday

Hava Kirliliği Sağlığımızı Nasıl Mahvediyor
Haber Giriş Tarihi:01 November 2018 Thursday

Herkes için Temel sağlık Hizmetlerinde Yeni Küresel Taahhüt
Haber Giriş Tarihi:30 October 2018 Tuesday


Ortaklarımızın Linkleri
Arşiv
İnsan Kaynakları
Micro Siteler










20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü

20 Kasım, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Günü 1954 yılından beri çocuk hakları alanında farkındalığın artırılması için kutlanmaktadır.

20 Kasım 1989 tarihi, Evrensel Çocuk Hakları Sözleşmesinin kabul edildiği tarih olması açısından çocukların yaşamı için oldukça önemli bir tarihtir. Çocukların da hak sahibi bireyler oldukları ve bu hakların da uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınması düşüncesi 20. Yüzyıla denk gelmektedir. Bu yüzyıl öncesinde ise çocukların değişen politik, tarihsel, çevresel, kültürel koşullara göre farklı biçimlerde algılandıkları bilinmektedir.

Birinci Dünya Savaşı’nın çocuklar üzerindeki yıkıcı etkisi bu dönem dikkatleri bu alana çekmiş ve 1920 yılında “Uluslararası Çocuklara Yardım Birliği” nin kurulmasına vesile olmuştur. Aradan çok uzun bir süre geçmeden kurulan Milletler Cemiyeti tarafından 1924 yılında Cenevre Çocuk Hakları Bildirgesi yayımlanmıştır. Çocukların temel haklarına vurgu yapan bu bildirgenin daha da genişletilmesi ve yaygınlaştırılması ise 1939 yılında başlayan II. Dünya Savaşı nedeniyle mümkün olamamıştır. 1945 yılında sonlanan II. Dünya Savaşı da tıpkı birincisi gibi insan onurunu zedeleyici nice yıkıma neden olmuş ve devletlerin dikkati tekrardan daha barışçıl koşullarda ve insan onuruna yakışır yaşam ortamının nasıl kurgulanacağına çevrilmiştir. 1948 yılında Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulunda kabul edilerek yayımlanan Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi de tam olarak buna hizmet edecek şekilde oluşturulmuştur.

BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin (ÇHS) kabul edildiği 1989 yılına kadar çocuklar için ayrı bir sözleşme olması gerekliliği sürekli gündemde tutulmuş ve bu uzun zaman aralığında farklı adımlar atılmıştır. En nihayetinde atılan tüm adımlar ile Çocuk Haklarına Dair Sözleşmenin 20 Kasım 1989 yılında BM Genel Kurulunca kabul edilmesini sağlamıştır. Bu nedenle 20 Kasım tarihi 29 yıldır Dünya Çocuk Hakları Günü olarak kutlanmaktadır.

Dünyada 193 ülke tarafından imzalanan bu sözleşme Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarafından 1990 yılında imzalanmış, 1995 yılında da yürürlüğe girmiştir.

Sözleşme en temelde çocukların yaşam hakkı, eksiksiz bir biçimde gelişme hakkı, zararlı etkilerden ve şiddetin her türlüsünden korunma hakkı ile aile, kültür ve sosyal yaşama tam olarak katılma hakkını savunmaktadır. Sözleşmede yer alan hiçbir hak bir diğerinden daha değerli veya vazgeçilebilir değildir.

Ne var ki uzun yıllara dayanan bir çalışmanın ürünü olan bu Sözleşme bile çocukların şiddetten korunmalarına halen yetmemektedir. Hem Türkiye’de hem de dünyada çok sayıda çocuk şiddetin farklı türlerine maruz bırakılmakta ve geliştirilen politikalar özellikle de önleyici çalışmalar kapsamında yetersiz kalmaktadır. Aşağıdakilerle sınırlı olmamak kaydıyla çocuğa yönelik şiddete konusunda aşağıdaki veriler bulunmaktadır.

Türkiye’de Verilerle Çocuğa Karşı Şiddet

2013 yılında gerçekleştirilen ve çocukların davranışlarına yönelik ebeveyn tepkilerini araştıran bir çalışma 4 bin 100 ebeveynle yürütülmüştür. Çalışmanın sonuçlarına göre ailelerin çocuklarının davranışları karşısında “düşük seviyede fiziksel şiddet” olarak adlandırılan tokat atma, nesneleri fırlatma gibi yollara, yüksek seviyede fiziksel şiddete (bıçak/silah kullanma) göre daha sık başvurdukları görülmektedir. Bununla birlikte erkek çocukların kız çocuklara göre daha fazla fiziksel şiddete maruz kaldığı ve fiziksel şiddetin kırsal bölgelerde kentlere göre daha sık başvurulan bir yöntem olduğu çalışmanın sonuçları arasındadır.1

Evde ya da okul ortamında “cezalandırma” nın daçocuğa yönelik şiddet içeren bir uygulama olduğu bilinmektedir. 2016 Aile Yapısı Araştırması2 sonuçları çocuklara yönelik cezalandırma yöntemlerinde daha çok “ihmal” ve “sözel ve duygusal şiddet”in kullanıldığını göstermektedir. Araştırma sonuçlarına göre ailelerin en sık başvurdukları ceza yöntemleri arasında ilk sırada “azarlama” yer alırken interneti ve televizyon izlemeyi yasaklama, çocuğun oyun oynamasına izin vermeme ve bir süre istediklerini almama gibi yöntemler izlemektedir.            

Çocuğa yönelik şiddetin sıklıkla ortaya çıktığı ortamlardan biri eğitim ortamlarıdır. Farklı şiddet türlerinin yanı sıra çocukların okulda en çok karşılaştıkları şiddet durumu akran zorbalığı olabilmektedir. “Akran Zorbalığı” ayrıca daha küresel bir sorun olma özelliğide göstermektedir. Ayda en az birkaç kez zorbalığın herhangi bir türüne maruz kaldığını söyleyen çocukların OECD ortalaması, 2015 yılı verilerine göre 18.6’dır.3

Farklı ortamlarda ortaya çıkan bir başka şiddet türü cinsel istismardır. Türkiye İstatistik Kurumu'nun “Güvenlik Birimlerine Başvuran veya Getirilen Çocuk Mağdurlar” ile ilgili yayımladığı veriler 2016 yılında 16.904 çocuğun cinsel suç mağduru olduklarını göstermektedir.4  Yine TUİK 2017 rakamları 16-17 yaş arası 28.956 çocuğun evlendirilmiş olduğu görülmektedir.5 

Türkiye’de dijital ortamda şiddet ile ilgili olarak 2010 - 2015 yılı verilerinin karşılaştırıldığı bir araştırmanın6 sonuçlarına göre, 

  • İnternette cinsellik barındıran içerik ile karşılaştığını söyleyen çocukların oranı %51,7’den %81,3’e çıkmış,
  • Kendisine cinsellik barındıran mesajların gönderildiğini belirten çocukların oranı ise %11,5’ten %30,7’ye çıkmış,
  • Tanımadığı kişiler ile iletişim kuran çocukların oranı %15,9’dan %37,6’ya çıkmış,
  • İnternette yeni arkadaşlar aradığını söyleyen çocukların oranı %23,9’dan %49,7’ye çıkmıştır.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Türkiye kararları incelendiğinde ise, çocuk haklarına ilişkin dava sayısının oldukça düşük olduğu gözlemlenmektedir. Bu alanda, 1997 yılından günümüze kadar Türkiye’den başvurucuların olduğu bütün kararların sadece %2,9’una karşılık gelen 102 karar verilmiştir. Bu oran, çocukların yeterince temsil edilemediklerini ve uluslararası yargıya erişimde sorunlar yaşadıklarını açıkça ortaya koymaktadır. Çocuk hakları davalarındaki ihlal edilen haklar incelendiğinde ise çarpıcı istatistikler ortaya çıkmaktadır. www.cocukgozlemevi/aihm adresinden de ulaşılabilen kararların yarısından çoğunun çocuğa karşı şiddet kapsamında verildiği görülmektedir. Bir başka deyiş ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) işkence yasağını düzenleyen 3. maddesi ile yaşam hakkını düzenleyen 2. maddesinin ihlali, bütün hak ihlallerinin yarısından fazlasını (%56) oluşturmaktadır. Sıklıkla ihlal edilen (%30) bir diğer hak ise AİHS’nin adil yargılanma hakkını düzenleyen 6. maddesi olmuştur. Belirlenen kararlarda, ihlalin gerçekleşmesi ile AİHM’ye yapılan başvuru arasında geçen ortalama sürenin 4,2 yıl, AİHM'nin ortalama karar verme süresin de 6,1 yıl göz önüne alındığında, adil tazmin için ortalama 10,3 yıl geçmesi gerektiği ve çocukların uzun yargılama süreçlerine göğüs germesi gerektiği sonucu çıkmaktadır.


Uluslararası Çocuk Merkezi

BM Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin Türkiye tarafından kabulü için ve sonrasında çocuk haklarının tamamının hayata geçirilmesi için çalışan sivil toplum kuruluşları bu alanda hayata öneme sahiptir. Çeşitli zorluklara rağmen sivil toplum kuruluşları gerek savunuculuk gerek izleme raporlama, gerekse hizmet sağlama konusunda çalışmalarını sürdürmektedir.

Uluslararası Çocuk Merkezi (UÇM), Sözleşme’de anılan hakların yaygınlaştırılması konusunda aileler, öğretmenler, avukatlar, belediye çalışanları gibi çocuklarla ve çocuklar için çalışan tüm profesyonellere yönelik kapasite geliştirme çalışmalarına devam etmektedir.

UÇM, çocuk haklarının özel sektörde korunmasını ve güçlendirilmesini sağlamak amacıyla seyahat ve turizm sektörlerinde “Çocuk Dostu Turizm” projesini yürütmektedir. Türkiye’de en hızlı büyüyen ve çocuk dolaşım oranının en yüksek olduğu sektörlerden bir tanesi olan turizm sektöründe çocukların sağlık ve güvenliklerinin yanında çocuk hakları algısının önemine işaret ederek, çocukların tüm şiddet türlerinden uzak oldukları bir özel sektör anlayışının gelişmesi amaçlanmaktadır. Bu amaçla Türkiye’nin beş farklı bölgesinde turizm paydaşları ile oluşturulan ortaklıklar yoluyla seyahat ve turizm çalışanlarında çocuk hakları bilincinin geliştirilmesi, sektör misafirlerinin çocukların korunmaları konusunda bilinçlenmesine yönelik eğitim, bilgilendirme ve savunuculuk çalışmaları UÇM tarafından yürütülmektedir.

Çocukların sivil topluma katılımının önemine inanan UÇM, hak sahibi çocukların daha aktif vatandaşlar haline getirilerek, çocuk hakları sosyal ağlarını toplum ve ulus çapında geliştirmek ve güçlendirmek amacıyla Çocuk Katılımı Mikro-fon programını uygulamaya devam etmektedir. Program ile çocuk haklarının uygulanmasına yönelik, çocukların fikirlerinin desteklendiği çalışmalar 2019 yılında da hayata geçirilecektir.

Bunun yanında çocuk haklarının en temel ögelerinin cinsiyet ayrımcılığından uzak ve eşitlikçi bir düzlemde kurgulanmasının arzulandığı bir ortamda UÇM, UNFPA ve AB işbirliğinde bu amaca yönelik küresel bir program yürütmektedir. Bu küresel program 6 Asya ülkesinde görülen cinsiyete dayalı erkek çocuğu tercihi sonrasında oluşan olumsuzlukları önlemeye yönelik yerel ve ulusal aktörlerin kapasitelerinin geliştirilmesi ve bölgesel işbirliklerini amaçlamaktadır. UÇM bu program ile doğumda erkek çocuk secimi sonucunda dünyada kaybolan 126 milyon kız çocuğuna dikkat çekerek, BM ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşabilmek için bu ülkelerde politik, sosyo-ekonomik, yasal önlemler almaktadır.

  1. Türkiye’de 0-8 Yaş Arası Çocuğa Yönelik Aile İçi Şiddet Araştırması (http://www.ailecocuksiddet.info/infografik.pdf)
  2. TÜİK Haber Bülteni, ‘’Aile Yapısı Araştırması, 2016 (http://tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=21869)
  3. PISA 2015 sonuçları ‘’Öğrencilerin İyi Olma Hali, Cilt 3 (www.oecd.org/education/pisa-2015-results-volume-iii-9789264273856-en.htm)
  4. http://www.adlisicil.adalet.gov.tr/AdliIstPdf/2016.pdf
  5. TÜİK, Haber Bülteni İstatistiklerle Çocuk,  2017 (www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=27596)
  6. Aslan, A. (2016). The Changes in Safer Internet Use of Children in Turkey between the years of 2010-2015 and Impactsof Related Implementations. Unpublished doctoral dissertation. Atatürk University Institute of Educational Sciences, Erzurum (www.eukidsonline.metu.edu.tr/file/EUKO_Turkey2015_SummaryReport.pdf)



Uluslararası Çocuk Merkezi, Bilkent Üniversitesi, Merkez Kampüs, Kütüphane Binası, 06800 Bilkent / Ankara
T. +90 312 290 23 66 - F. +90 312 266 46 78 - e-posta: icc@icc.org.tr
© ICC 2012