Haberler
ACI KAYBIMIZ
Haber Giriş Tarihi:14 December 2017 Thursday

DSÖ/Avrupa Aşıyla Önlenebilen Hastalıklar ve Koruma Programı – Haberler
Haber Giriş Tarihi:11 December 2017 Monday

Panel: Kadınlara Yönelik Şiddete Son!
Haber Giriş Tarihi:06 December 2017 Wednesday

“Kadına Yönelik Şiddeti Sonlandırmak için Birleşin Kampanyası” Faaliyetlerimiz
Haber Giriş Tarihi:05 December 2017 Tuesday

Aile Hekimleri ve Aile Sağlığı Elemanları için Sürekli Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Eğitimi 34. toplantısı İstanbul’da gerçekleştirildi
Haber Giriş Tarihi:04 December 2017 Monday


Ortaklarımızın Linkleri
Arşiv
İnsan Kaynakları
Micro Siteler










Röportaj: DSÖ, Üreme Sağlığı ve Araştırma Bölümü Başkanı Ian Askew

Cinsel ve fiziksel istismar kurbanları #sende (#youtoo)

Ian Askew
DSÖ, Üreme Sağlığı ve Araştırma Bölümü Başkanı

24 Kasım 2017

 

Son birkaç haftadır, sosyal medyada #bende öykülerin, önemli ama genellikle gizli bir halk sağlığı sorunu hakkında dünyanın gözünü açtı. Yaklaşık her 3 kadınından 1'i hayatının herhangi bir zamanında yakın bir partner tarafından fiziksel ve/veya cinsel istismara veya eşi olmayan birinin cinsel şiddetine maruzkalmaktadır.

Kadına yönelik şiddet - hem fiziksel hem de cinsel - ciddi bir insan hakları ihlalidir ve ciddi, kısa ve uzun süreli fiziksel, zihinsel, cinsel sağlık ve üreme sağlık sorunlarına neden olur. İstatistikler göz ardı edilemez. Bu, her bağlamda, profesyonel sektörde ve yaşam alanında var olan küresel bir sorundur. Şiddetten mağdurları kızkardeşlerimiz, eşleri, kızları, oğulları, arkadaşları, meslektaşları ve hastalardır.

Hayatta kalma hikayeleri büyük bir küresel sorun etrafında topluca bir ses ortaya çıkarırken, hayatta kalanlar hala hikayelerini anlatmakta zorluk çekmekte ve yeniden travmatize olabilmektedirler. Burada sağlık sistemi önemli bir rol oynayabilir. Sağlık çalışanları: #sende (#youtoo), kadınlara ve şiddetten sağ kurtulmuş diğerlerine yanıt vermek için bir adım atabilir.

Sağlık çalışanları olarak görevimiz

Kadınlara, çocuklara ve ergenlere yönelik şiddet birçok kurbanı sağlık hizmeti aramaya yönelttiğinden, sağlık bakımının nerede olursa olsun, adil, saygılı ve ayrımcılık yapılmadan yapılmasını sağlamalıyız. DSÖ'de sundukları hizmeti güçlendirmek için dünya genelindeki sağlık sistemleri ile çalışıyoruz.

Yeni el kitabımız olan  "Yakın Eş Şiddetine veya Cinsel Şiddetine Maruz Kalan Kadınlara Yönelik Sağlık Sistemini Güçlendirmek", sağlık sistemlerinin eğitimli hizmet sunucuları desteklemek için ne yapmaları gerektiği konusunda pratik bir rehberlik sağlar. Bu el kitabı, şiddet sonrası hayatta kalanlara destek olmak için altyapı, hizmet sunumu, sağlık bilgi sistemleri ve sevk ağlarını nasıl güçlendireceğimiz ve inşa edebileceğimiz konusunda gerekli adımları özetliyor. Eş şiddetine maruz kalma ve kadınlara yönelik cinsel şiddete yönelik: Kurbanları / kazazedeleri tanımlama ve destekleme konusunda sağlık uzmanları için bir eğitim kaynağı olan bir Klinik El Kitabıdır.

DSÖ "Yakın Eş Şiddetine veya Cinsel Şiddetine Maruz Kalan Kadınlara Yönelik Sağlık Sistemini Güçlendirmek" isimli yeni kılavuzunu yayınlıyor

Yakın eş şiddetine ve cinsel şiddetle baş etme

Geçtiğimiz ay çocukların ve ergenlerin özel ihtiyaçlarını göz önüne alarak, cinsel istismara uğrayan çocuklara ve ergenlere destek verme konusunda yönergeler sunduk. Bu yönerge, bakımın çocuk veya ergen odaklı olmasını sağlamak için öneriler sunar ve onların güvenlik ve refahına odaklanmıştır. Çocuklara ve ergenlere, tedavileri, bakımı ve desteği hakkında seçim yapmalarına izin veren bilgi ve hizmetler de sağlanmalıdır.

Cinsel İstismara Uğrayan Çocuklara ve Ergenlere Destek


Bu araçların her ikisinde de, sağlık çalışanlarının hayatta kalanlara bakım sunarken uymaları gereken ilkeler vardır.

"Sağlık çalışanları kurbanların hikâyelerini tekrar tekrar anlattırmamalı.  Her zaman onların hikayelerini  dikkatlice dinleyin ve asla yorum yapmayın ya da hüküm vermeyin. "

Ian Askew, DSÖ, Üreme Sağlığı ve Araştırma Bölümü Başkanı

Öncelikle, her zaman ayrım yapmaksızın hizmet sunun. Bu, bir kadının birden fazla ayrımcılığa maruz kalabileceğini kabul etmek anlamına gelir - kadın olmanın yanı sıra; etnik köken, sınıf, sosyo-ekonomik geçmiş, sosyal sınıf, cinsel yönelim, din, engellilik veya diğer özelliklerden dolayı şiddete maruz kalmış olabilir.

İkinci olarak, bir kadın yalnız olmadıkça asla eş şiddeti meselesini konuya dâhil etmeyin. Başka bir kadınla birlikte olsa da, o kadın bir istismarcının anne ya da kız kardeşi olabilir. Ona şiddet hakkında soru sorsanız, bunu empati kurarak, yargısız bir şekilde yapın. Her zaman çalıştığınız kültüre ve topluma uygun dil kullanın çünkü bazı kadınlar "şiddet" ve "istismar"  kelimelerinden rahatsızlık duyabilir.

Son olarak, "zarar verme" ilkesini hatırlayın. Sağlık çalışanları hayatta kalanlara art arda hikâyelerini anlattırma ihtiyacını en aza indirmelidir. Hayatta kalanlar hikâyelerini anlattığında daima dikkatli dinleyin; hikâyelerini yorumlamayın ya da değerlendirmeyin.

Şiddet içermeyen bir dünya öngörmek

Küresel Eylem Planı, kadınların ve kızların her türlü şiddet ve ayrımcılığa maruz kalmadıkları, sağlığının ve refahının korunduğu ve teşvik edildiği, insan haklarının ve temel özgürlüklerin tamamen sağlandığı ve kadın ve kız çocuklarının toplumsal cinsiyet eşitliği ve yetkilendirmenin standartlarda yer aldığı bir dünyayı öngörüyor.

Sağlık çalışanları, şiddet olaylarından kurtulan kişileri korumak, desteklemek ve daha fazla şiddeti önlemek için yardım etmekle yükümlüdür. #bende (#metoo) hikayelerini duyduğumuz sürece, sizinde kendininze düşen görevi #sende (#youtoo) yapmanız gerekir


Uluslararası Çocuk Merkezi, Bilkent Üniversitesi, Merkez Kampüs, Kütüphane Binası, 06800 Bilkent / Ankara
T. +90 312 290 23 66 - F. +90 312 266 46 78 - e-posta: icc@icc.org.tr
© ICC 2012