Haberler
Proje Danışmanı İş İlanı
Haber Giriş Tarihi:24 March 2017 Friday

BM Genel Sekreteri Guterres’in ve Merkezimizin 8 Mart 2017 Dünya Kadınlar Günü Mesajı
Haber Giriş Tarihi:07 March 2017 Tuesday

Kurucumuz ve Onursal Başkanımız Prof. İhsan Doğramacı’yı Anma Töreni
Haber Giriş Tarihi:28 February 2017 Tuesday

Uluslararası Çocuk Merkezi Derneğinin Beşinci Olağan Genel Kurul toplantısı
Haber Giriş Tarihi:21 February 2017 Tuesday

Proje Sorumlusu İş İlanı
Haber Giriş Tarihi:21 December 2016 Wednesday


Ortaklarımızın Linkleri
Arşiv
İnsan Kaynakları
Micro Siteler












BM Genel Sekreteri Guterres’in ve Merkezimizin 8 Mart 2017 Dünya Kadınlar Günü Mesajı
BM Genel Sekreteri Guterres’in Mesajı 
 
Kadın hakları insan haklarıdır. Kadın ve erkek arasındaki güç ilişkisindeki tarihi dengesizliğin toplumların içinde ve ülkeler arasında artan eşitsizlikler nedeniyle daha da ağırlaşmakta ve kadınlar ve kız çocuklarının daha fazla eşitsizliklerle karşı karşıya kalmasına yol açmaktadır.

Kadınların ve kız çocuklarının toplumdaki konumlarının güçlendirilmesinin tek yolu onların haklarını korumaktan ve tam potansiyellerini ortaya koymalarını sağlamaktan geçiyor.

Dünyanın dört bir yanında gelenek, kültürel değerler ve din, kadın haklarının kısıtlanması, cinsiyet ayrımcılığına yol açmaktadır ve kadın düşmanlığına yönelik uygulamaların savunulması için suistimal edilmektedir.

Kadınların hiçbir kıtada erkeklerle eşit olmayan yasal hakları daha da fazla erezyona uğruyor. Kadınların kendi bedenleri ile ilgili hakları sorgulanıyor ve zayıflatılıyor. Hem sanal hem de gerçek dünyada kadınlar sürekli olarak yıldırma ve tacizin hedefi oluyor ki bu durumun en kötü örneklerinin ise aşırılıkçı görüş yanlıları ve teröristlerin kendi ideolojilerini kadınları ve kız çocuklarını boyun eğdirme üzerine kurdukları ve onları cinsel ve cinsiyet temelli şiddetin hedefi yaptıkları, zorla evlenmeye ve adeta köleliğe zorladıkları durumlarda ortaya çıkmaktadır.

Yaşanan iyileşmeye rağmen küresel seviyede lider kadroların hala erkeklerin ellerinde tutulduğunu ve eskimiş yaklaşımlar ve yerleşmiş erkek şovenizmi nedeniyle ekonomik alandaki cinsiyet eşitsizliğinin büyümektedir. Kadınların tüm seviyelerde toplumsal konumlarını güçlendirerek bu durumun mutlaka değiştirilmesi, onların seslerinin duyulmasının sağlanması, kendi hayatlarına ve dünyanın geleceğine yön verebilmelerine imkan tanınması gerekmektedir.

Kadınların ve kız çocuklarının haklarını reddetmek bir çok nedenle yanlıştır, çünkü gelişmeyi engelleyen ciddi toplumsal ve ekonomik etkisi vardır. Toplumsal cinsiyet eşitliği tam olarak işlevsel toplumlar ve ekonomilerin olmazsa olmazını teşkil eden dönüştürücü etkiye sahiptir.

Kadınların eğitim ve sağlık hizmetlerine erişimi ailelerinin, toplumlarının ve gelecek kuşakların yararınadır. Kız çocuklarının okulda geçirdikleri her bir yıl gelecekte elde edecekleri gelirin yüzde 25’e kadar artmasını sağlar.

Kadınların iş gücüne tam olarak katılmalarının fırsatların yaratılmasını ve büyümeyi sağlar, istihdam alanındaki cinsiyet eşitsizliğinin giderilmesinin küresel gayri safi hasılaya 12 trilyon ABD doları katkı sağlayabilir.

Kamu kurumlarında kadınların sayısının artırılması bu kurumların daha temsiliyetçi olmalarını sağlıyor, yenilikçi girişimleri artırıyor, karar alma süreçlerini daha iyi hale getiriyor ve toplumun tamamına olumlu katkı yapıyor.

Toplumsal cinsiyet eşitliği, karşı karşıya olduğumuz sorunları göğüsleyebilmek için tüm ülkelerin liderleri tarafından kabul edilen 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri Gündeminin de merkezinde yer alıyor. 17 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefinin tamamına ulaşılması için anahtar olan 5’inci hedef, toplumsal cinsiyet eşitliğini, kadınların ve kız çocuklarının toplumsal konumlarının güçlendirilmesini amaçlıyor.

Kadınların barış ve güvenlik çalışmalarımıza katılımını artırmaya kararlıyım, kadın müzakerecilerin sürdürülebilir barış şansını artırdığını, kadın barış gücü personelinin cinsel istismar ihtimalini azaltmaktadır.

Teşkilatımın hizmet verdiği insanları tam olarak temsil edebilmesi için BM’de kıyaslanabilir hedefler belirleyerek kadın erkek eşitliğini sağlıyorum. Daha önceki hedeflere ulaşılabilmiş değil. Artık gayeleri ortaya koyma sürecinden gayeleri eyleme dönüştürme sürecine geçmemiz şart.

Dünya Kadınlar Gününde, mevzilenmiş önyargıları aşabileceğimizi, bu alanda girişimde bulunacağımızı ve bu yönde harekete geçeceğimizi ve toplumsal cinsiyet eşitliğini ve kadınların toplumsal konumlarının güçlendirilmesini destekleyeceğimizi taahhüt ediyorum.
 

António Guterres

 
Merkezimizin Mesajı 

İnsan hakları temelinde kadınların güçlendirilmesi ile ekonomik, siyasi ve sosyal başarılarının kutlandığı “Uluslararası Kadınlar Günü “her yıl 8 Mart’ta kutlanan ve Birleşmiş Milletler tarafından tanımlanmış uluslararası bir gündür. 

Birleşmiş Milletler’in 1975 yılında, 8 Mart’ı  Uluslararası Kadınlar Günü ilan etmesinden yıllar önce ilk defa  8 Mart 1857 tarihinde ABD’de New York’da konfeksiyon fabrikalarında çalışan kadın işçiler daha iyi çalışma koşulları ve erkek işçilerle eşit ücret alabilmek için yaptıkları grev ile başlamıştır. 8 Mart 1908 tarihinde, yaklaşık 15 bin tekstil işçisi uzun çalışma sürelerini, düşük ücreti, çocuk işçiliğinin sona erdirilmesini ve oy hakkı elde etmeyi amaç edinerek “ekmek ve gül” sloganı yani “ekonomik adalet ve daha iyi yaşam kalitesi” yürüyüş düzenledi. Kopenhag’da 8 Mart 1857 tarihindeki kadın işçi hareketlerinin anısına 8 Mart’ın Uluslararası Kadınlar Günü olarak anılması önerisi getirildi ve öneri kabul edildi. BM 1977’de ise 8 Mart’ı Kadın Hakları ve Uluslararası Barış günü olarak kutlanmasını kabul eden bir karar yayınladı. Türkiye’de ise 8 Mart Uluslararası Kadınlar Günü ilk kez 1921 yılında “Emekçi Kadınlar Günü” olarak kutlanmaya başlanmıştır.

Birleşmiş Milletler’in bu yıl Uluslararası Kadınlar Günü için belirlediği teması” Değişen Çalışma Yaşamında Kadınlar: 2030 yılına kadar gezegende yarı yarıya” dır. Bu temanın fikri, Binyıl Kalkınma Hedefleri sonrasında 2015 yılında geliştirilen “Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri”ne ulaşabilmek için 2030 Gündemini nasıl yakalanacağını ve kalkınma hedeflerinden özellikle Hedef 5’in etkili bir şekilde uygulanması için hızlanmak gerektiğini anlatır. Tema ayrıca, toplumsal cinsiyet eşitliği, kadınların güçlendirilmesi ve kadının insan hakları konusundaki diğer mevcut taahhütlere odaklanmaktadır.

2030 Gündemindeki bazı hedefler şunlardır:

  • Heryerde kadın ve kız çocuklarına karşı her türlü ayrımcılığın sonlandırılması,
  • 2030 yılına kadar bütün kız ve erkek çocuklarının uygun, ücretsiz ve kaliteli ilk ve orta eğitime ulaşmalarının sağlanması,
  • 2030 yılına kadar, bütün kız ve erkek çocukların kaliteli erken çocukluk gelişimi bakımı, okul öncesi eğitimine ulaştıklarından emin olarak ilköğretime hazırlanması,
  • İnsan ticareti, cinsel ve diğer sömürü türleri de dahil olmak üzere kamusal ve özel alanlardaki tüm kadın ve kızlara karşı her türlü şiddeti ortadan kaldırılması
  • Çocuk, erken ve zorla evlilikler, kadın sünneti gibi zararlı uygulamaların ortadan kaldırılmasıdır.

Dünya Kadınlar gününde 8 Mart 2017 Türkiye’sinden çarpıcı rakamlar şunlardır:

  • Türkiye’de TUİK 2016 verilerine göre 39 milyon 771 kişi kadındır.
  • Türkiye genelinde kadının doğumda beklenen yaşam süresi 80,7 yıldır.
  • Okuma yazma bilmeyen kadın nüfus oranı erkeklerden 5 kat fazladır. Yirmibeş yaş ve daha yukarı yaşta olan ve okuma yazma bilmeyen toplam nüfus oranı %5,4 iken bu oran erkeklerde %1,8, kadınlarda %9’dur.
  • Kadınların istihdam durumlarında ise  15 ve daha yukarı yaştaki nüfus içerisinde istihdam oranı %46 olup, bu oran erkeklerde %65, kadınlarda ise %27,5 oldu. Avrupa Birliği üye ülkelerinin ortalama kadın istihdam oranı ise %60,4 dir.
  • 2016 yılında kadınların %65’i ücretli veya yevmiyeli çalışırken ancak %1.3’ü işveren pozisyonundadır, %25’i ücretsiz aile işçisi olarak çalışmaktadır.
  • Eğitim durumuna göre işgücüne katılım oranı incelendiğinde, kadınların eğitim seviyesi yükseldikçe işgücüne daha fazla katıldıkları görülmektedir, bu da kız çocuklarının en yüksek derecede öğrenim hayatlarını tamamlamalarını sağlamamızı gerektirir. Gelir ve yaşam koşulları araştırması sonuçlarına göre; 2015 yılında yükseköğretim mezunu kadınların yıllık ortalama esas iş gelirleri 29 bin 238 TL iken, lise mezunu kadın çalışanların yıllık ortalama esas iş gelirleri 16 bin 124 TL ve herhangi bir okul bitirmeyen kadın çalışanların yıllık ortalama esas iş gelirleri 8 bin 528 TL dir.
  • Türkiye Büyük Millet Meclisindeki kadın milletvekili oranı 1935 yılında %4,5 iken, 81 yıl sonra bu oran %14,7'ye yükseldi. Türkiye’de bakan sayısı 2016 yılında 27 olup bunların sadece biri kadındır.
  • 2015 Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Komitesinin 64. Oturum Öncesi Çalışma Grubu için Gölge Rapor’una göre 2009-2014 yılları arasında 82 bin kadın aile içi şiddete maruz kalmış ve 1134 kadın cinayete kurban gitmiştir.
  • Başbakanlık Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü’nün 2014 yılında yaptığı Türkiye’de Kadına yönelik Aile İçi Şiddet Araştırmasında her 10 kadından dördü fiziksel ve/veya cinsel şiddet görmektedir ve bu kadınların sadece birisi yardım istemektedir.
  • Her üç kız çocuğundan birisinin eğitim görmesi, kadınların %11’nin çalışma yaşamına katılımı ailesi tarafından engellenmektedir.
  • Her on kadından üçü 18 yaşından önce erken ve zorla evlendirilirken bu kız çocuklarının %48’i fiziksel şiddet görmektedir.
  • Türkiye, Dünya Ekonomi Forumu’nun 2016 Toplumsal Cinsiyet Açığı Raporu’na göre sondan 15. sırada yer almaktadır. Bu Rapora göre Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nin imzalandığı 2015 yılında Türkiye’de doğan bir kız çocuğu 171. Yaşgününde ülkelerarası Toplumsal Cinsiyet eşitliğini yakalayabilecektir.
  • BM Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin 16 Şubat 2017 verilerine göre ülkede 1.362.011 Suriyeli kadın mülteci yaşamaktadır.

BM bugünün iş dünyasının değiştiğini ve bunun kadınlar için önemli etkileri olduğunu vurguluyor. Bir taraftan, küreselleşmeyle, teknolojik ve dijital devrim ve bunların getirdiği fırsatlar varken, öte yandan emeğin, istikrarsız geçim kaynağı ve gelirlerin, yeni mali ve ticaret politikalarının ve çevresel etkilerin giderek artan kayıt dışı ekonominin kadınların ekonomik güçlenmesi bağlamında etkilediğini açıklamıştır. Tüm dünyada kadınlar ev bakımı için yaklaşık erkeklerin iki katı zamanı harcamakta, genç kardeşlerine, evin yaşlı bireylerine, hasta bireylere ve ev bakımına zamanlarını harcamaktadır. Çoğu durumda, emeğin eşitsiz dağılımı, kadınların ve kızların öğrenmesi, ücretli çalışma, sporda ya da sivil ya da toplumda lider konuma ulaşması imkansızdır. Bu, kadınların ve erkeklerin ekonomide nerede yer aldıkları, nerede çalışacakları ve nerede çalışacakları konusunda göreceli dezavantaj ve avantajların normlarını şekillendirir. Kadın ve kız çocuklarına yatırım yaptığınız zaman bir dalga etkisi yaratır ve herkes kazanır.Kadınlar ve kız çocukları kazandıkları gelirin %90’nını ailesi için harcarken, erkekler sadece %30-40’ını harcamaktadır. İşte bu yüzden büyüdükçe, kızlar çok çeşitli kariyerlere ulaşabilmeli ve sanayide, sanayide, kamu hizmetlerinde, modern tarımda ve bilimde geleneksel hizmetin ötesine geçen ve seçenekler bakım seçeneklerinin ötesine geçmeye teşvik edilmelidirlerdir.

Dünya Kadınlar Günü, ülkelerinin ve toplumlarının tarihinde olağanüstü bir rol oynamış sıradan kadınlar tarafından yapılan ilerlemeyi yansıtmak, değişim çağrısı yapmak ve cesaret ve kararlılık eylemlerini kutlamak için zamandır. Öğrenim durumlarında yetersizlik, istihdamdaki payının düşüklüğü, meslekte ilerleme engeliyle karşılaşma, lider yönetici olamama, siyasette temsil edilememe,  kayıt dışı aile işçisi olma, toplumsal cinsiyet eşitsizliği, fiziksel, ekonomik, sosyal, cinsel ve psikolojik şiddet mağduru olmak gibi  pekçok sorunla mücadele eden kadınların Dünya Kadın Günü kutlu olsun.


Uluslararası Çocuk Merkezi, Bilkent Üniversitesi, Merkez Kampüs, Kütüphane Binası, 06800 Bilkent / Ankara
T. +90 312 290 23 66 - F. +90 312 266 46 78 - e-posta: icc@icc.org.tr
© ICC 2012